Web sitemizde kullanıcı deneyimini artıran Çerezler (Cookie) kullanılmaktadır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmektesiniz.
X

Diyabet, Ateroskleroz ve Kalp Hastalıkları

Diyabet, Ateroskleroz ve Kalp Hastalıkları
19.02.2008
7775 Görüntülenme
0 Yorum

Diyabetli kişilerde ortaya çıkan metabolik değişiklikler, koroner plakları rüptüre daha yatkın hale getiren, biyolojik olarak farklı bir aterosklerotik sürece neden olabilmekte ayrıca, koroner arterler dışında diyabete özgün sempatik nöropati ve pıhtılaşmaya yatkınlığın artışı gibi bazı faktörlerin de koroner kalp hastalığı riskini arttırdığı düşünülmektedir. Bu faktörler ister birlikte, ister tek başlarına hareket etsinler, koroner kalp hastalıklarının, diyabetik kişilerde, diyabetik olmayanlara göre, çok daha farklı ve hızlı ilerlediği kesindir. Özellikle tip 2 diyabet olmak üzere, koroner arter hastalıkları ve inme diyabetin en sık görülen komplikasyonlarıdır. Aterosklerotik hastalıkların, diyabetik kişilerin koroner arterlerinde daha şiddetli seyretmesi nedeniyle, diyabeti olmayanlardan daha yüksek risk oluşturduğu otopsi çalışmaları ile gösterilmiştir.

Diyabetik kişilerde oldukça sık rastlanan dislipidemi, serum lipid düzeylerindeki yükseklikten çok kendisini lipid partiküllerindeki kalitatif değişikliklerle göstermektedir. 348.000 erkeğin 12 yıl takip edildiği MRFIT çalışmasından elde edilen sonuçlar, diyabetli olgular ile sağlıklı olguların TC ve LDL-C konsantrasyonu yönünden farklı olmadığını ortaya koymuştur. Ancak diyabetik kişilerde kantitatif fark olmamasına karşın kalitatif değişiklikler mevcuttur. Diyabetli kişilerde ölçülen total LDL-C (Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol) konsantrasyonunun büyük kısmını, aterojenik ve oksidasyona yatkınlığı bilinen küçük ve yoğun LDL-C oluşturmaktadır.

Ateroskleroz terimi ilk olarak 1904 yılında Félix Marchand tarafından kullanılmıştır. Bu terimin günümüze kadar geçerliliğini korumasının nedeni, plağın komponentleri olan, sklerotik veya fibrotik bir kabukla çevrili lipid yüklü aterom çekirdeğini açıkça tarif ediyor olmasındandır. 1948 yılında başlatılan Framingham çalışması ile klasik risk faktörleri belirlenen ateroskleroz gelişiminde, son yıllarda saptanan diğer risk faktörlerinin rolleri de daha kapsamlı çalışmalarla incelenmektedir.

Ateroskleroz için Risk Faktörleri:

ramingham

Hiperkolesterolemi (>200 mg/dL), yüksek LDL-C/ düşük HDL-C

Sigara

Hipertansiyon (>140/90 mmHg), diyastolik veya sistolik

Diyabet (Açlık Kan Glukozu≥126 mg/dL)

Obesite: BMI >30 veya Bel/Kalça oranı kadınlarda >0,8, erkeklerde >1

Artmış lökosit sayısı

Diğer Risk Faktörleri

Artmış ApoB düzeyi

Artmış Lp(a)düzeyi

Artmış Homosistein düzeyi

Artmış Fibrinojen düzeyi

Artmış C-reaktif protein (CRP) düzeyi

Artmış ILAM-1 düzeyi

Artmış Plazminojen aktivatör inhibitörü (PAI-1) düzeyi

Matriks Metalloproteinaz-3 gen polimorfizmi

Sistemik Lupus Eritematozus

ApoB: Apolipoprotein B, BMI: Vücut Kitle İndeksi, HDL-C: Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol, ILAM-1: İntersellüler lökosit adezyon molekülü-1, LDL-C: Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol, Lp(a): Lipoprotein (a)

Koroner kalp hastalıkları dünya genelindeki ölüm nedenleri arasında önde gelmektedir. Yaşam boyu koroner kalp hastalığı gelişme riski 40 yaşındaki erkeklerde % 50 iken, kadınlarda % 33 olarak hesaplanmıştır. Geçtiğimiz 10 yıllık dönemde Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkelerinde kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranları düşme eğilimi göstermiştir. Bir çok çalışmada bu düşmenin erkekler ve kadınlar için eşit oranda olduğu görülmüş, ancak bu düşüşün sadece ölüm olayları için geçerli olduğu, miyokard infarktüsü nedeniyle hastaneye başvuranların sayısında bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır. Ölüm oranlarındaki azalmanın nedeni, tıbbi tedavi seçeneklerindeki gelişmeler ve miyokard infarktüsü için ikincil önlemlerin geliştirilmesidir. Diğer yandan Dünya Sağlık Örgütünün yürüttüğü MONICA (Multinational Monitoring of Trends and Determinants in Cardiovascular Disease) projesi ile elde edilen veriler, bu düşüşün, miyokard infarktüsü için primer önlemlere ve risk faktörlerinin ortadan kaldırılması ile oluşan mutlak bir düşüşe bağlı olduğunu göstermiştir.

Yorumlar
Henüz hiçbir yorum yapılmadı.
Doktorlarımıza sorularınızı iletin...
DoktorumOnline.NET ile alanında uzman doktorlarımıza yaşadığınız sağlık problemi ile ilgili soru sorabilir, isterseniz de doktorlarımız ile muayene için iletişim kurabilirsiniz. DoktorumOnline.NET size sizin en uygun doktora, en hızlı şekilde ulaşmanızı sağlar.
iv>