Web sitemizde kullanıcı deneyimini artıran Çerezler (Cookie) kullanılmaktadır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmektesiniz.
X

Polikistik Over Sendromu

Polikistik Over Sendromu
21.10.2011
10326 Görüntülenme
0 Yorum

Kadınlardaki en sık görülen hormon bozukluğudur. Kesin neden belli değildir. Birçok neden sorumlu tutulsa da, genetik yatkınlık en önemlisi gibi görülmektedir. Genç kızlarda ve genellikle adölesan çağda sıktır.

Tipik olarak ilk adetten itibaren görülen seyrek adet, şişmanlama ve tüylenme artışı, yağlı cilt, akne, saç dökülmesi gibi kanda androjen-erkeklik hormonu fazlalığı nedenli yakınmalar görülür. Kilo alma tüm bu yakınmaları daha olumsuz olarak etkiler. Nedeni tam belli olmayan, daha kız bebeğin anne rahmindeyken patolojinin başladığını savunan teorilerin de olduğu bu klinik tablonun tedavisi de, nedene yönelik değil doğal olarak bulgulara yöneliktir.

Tedavide birinci aşama, tüm bilim adamlarının üzerinde görüş birliğine varmış olduğu kişiye kilo verdirilmesidir.

Polikistik over sendromlu kadınlardaki kilo alımı erkek tipinde gerçekleşir (karın çevresi ve üst gövdede kalınlaşma, bacak ve kalçaların daha ince olması). Bu durum birçok sağlık problemini de (kan yağlarında artış, diyabet riski, yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı vb.) beraberinde getirmektedir. Bu nedenle bu riskler PCOS’lu hastalarda, daha erken dönemde klinisyenlerce araştırılmalıdır. Tüylenme artışının sık nedeni de yine PCOS olduğundan, bu yakınmaların tedavisinin yapılması da önem taşımaktadır.

Yine PCOS’lu olgularda, uzun süren adet düzensizlikleri, seyrek adet aralıkları, hiç adet olamama nedenli; rahim içi zarı-endometrium tabakasında kalınlaşmalar görülebilmekte, endometrial hiperplazi ve rahim içi zarı-endometrium kanseri gibi riskler artabilmektedir. Bu nedenle PCOS’lu olguların ilaçla düzenli adet görmeleri önemlidir. Düzenli adet görme, gebelik isteyen olgularda progesteron hormonunun (Progestan, Progynex, Duphaston, Farlutal tab. vb), gebelik istemeyen olgularda ise doğum kontrol haplarının ağız yolu ile verilmesiyle sağlanabilir.

İnfertilite-Kısırlık ve PCOS İlişkisi ve Tedavisi

Yumurtlamada seyrekleşme veya olmama gebe kalma olasılığını PCOS’lu hastalarda azaltır. Artmış kiloların verilmesi, yapılacak olan yumurtlamayı arttırıcı, tedaviye alınacak yanıtı yükselteceği gibi, bu hastalarda artmış olan düşük yapma riskini de azaltır.

İnfertilite Tedavisi

İlk seçenek klomifen sitrattır (CC; Klomen, Serophene, Gonaphene). Klomifen sitrat ile yapılan 6 aylık tedavi ile, kümülatif olarak %80 yumurtlama, %40 gebelik oranları elde edilebilir. Adetin 1-5. günlerinden herhangi bir gün başlanıp 5 gün verilen ilacın dozu, genelikle günde 1 tabletken, 3 tabletten fazla verilmesinin tedavi açısından ek bir yarar sağlamadığına inanılmaktadır. Adetin ilk gününe 1 denilirse, 10. günden itibaren gün aşırı 1 hafta ilişki kurulması veya aşılama-IUI yapılması gebelik şansını arttırmaktadır. Verilen dozun yumurtlama sağlayıp sağlamadığı 5-10 ng/ml. veya dozun arttırılıp artırılmamasının gereği, adetin 21. günü kan progesteron düzeylerine bakılmasını gerektirse de, bunu sağlamak her zaman pratik olamamaktadır. Yumurtlama olmaması dozun 50 mg. arttırılmasını gerektirir. 150 mg./gün, doz ile yumurtlama ve/veya gebelik elde edilememesi, CC’a başarısızlık olarak kabul edilip gonadotropin dediğimiz yumurtlamayı arttırıcı iğnelerle (Puregon, Gonal-F, Fostimon, Merional, Menopur, Menogon) ilişki veya aşılama-IUI tedavilerine geçilme gerekçesidir.

PCOS’lu hastalarda tüm klinisyenlerin ortak olarak görüş birliğine varmış oldukları yumurtlamayı arttırıcı ilaç tedavisi, düşük-doz gonadotropin kullanım protokolü (low-dose step-up) ile yapılmaktadır. Bu tedavi protokolu ile, aylık ortalama %95 yumurtlama, %20 gebelik elde edilebilmektedir. Zor olan bu tedavi mutlaka tecrübeli ellerde yapılmalı ve hastaya sabırlı olması gerektiği iyice anlatılmalıdır. Fazla ilaç kullanımı PCOS’lu hastalarda çok sık görülen, ovaryan hiperstimülasyon sendromu (OHSS) ve fazla yumurta gelişimi sonrası çoğul gebelikler gibi istenmeyen durumlara yol açabilir.

Gonadotropinlerle yapılan ilişki veya aşılama-IUI tedavileri ile ortalama 3 siklus gebelik sağlanamazsa, tüp bebek tedavisine (IVF) geçilmelidir.

Metformin (Glukofaj, Glukofen) aslında insulin duyarlaştırıcı bir ajan olup şeker hastalığı-DM tedavisinde kullanılırken, PCOS’li olgularda da çok sık olarak kullanılmaktadır. PCOS’li olgularda gebelik açısından değeri sınırlıdır. Tek başına metformin kullanımı ile alınan sonuçlar, tek başına klomifen sitrata (CC) göre daha kötüdür. CC’a eklenmesi, sadece CC kullanımına göre canlı doğum oranlarını ekstra arttırmamaktadır.

Cerrahi tedavi olarak PCOS’lu olgularda yapılan Laparoskopik Ovaryan Drilling (LOD), yumurtlamanın-ovulasyonun düzenlenmesi ve gebelik şansının artması amaçlı yapılan cerrahi bir işlemdir. Laparoskopi eşiğinde elektrokoter veya lazer kullanılarak, yumurtalık başına ortalama 4-5 delik açılması esasına dayanır. Laparoskopik ovaryan drilling, özellikle zayıflama ve yumurtlamayı arttırıcı gonadotropin tedavilerine yanıt vermeyen ve bazı tüp bebek olgularında tedavi öncesi yani sadece infertilite-kısırlık tedavisi amaçlı yapılmalıdır. Drilling sonrası yumurtlamayı arttırıcı ilaç veya tüp bebek tedavilerinin daha başarılı olduğunu gösterir birçok çalışma literatürde vardır.

 

 

Yorumlar
Henüz hiçbir yorum yapılmadı.
Doktorlarımıza sorularınızı iletin...
DoktorumOnline.NET ile alanında uzman doktorlarımıza yaşadığınız sağlık problemi ile ilgili soru sorabilir, isterseniz de doktorlarımız ile muayene için iletişim kurabilirsiniz. DoktorumOnline.NET size sizin en uygun doktora, en hızlı şekilde ulaşmanızı sağlar.
iv>