Web sitemizde kullanıcı deneyimini artıran Çerezler (Cookie) kullanılmaktadır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmektesiniz.
X

Zayıflarken Vücut Direnciniz Düşmesin

Zayıflarken Vücut Direnciniz Düşmesin
30.11.2011
10469 Görüntülenme
0 Yorum

Kilo fazlalığından şikayetçi olanlar, genelde aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışmaktadır. Böylesi bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve tasarruf moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine, tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Buna karşılık sık aralıklarla, azar azar beslenmek metabolizmayı hızlandırdığı gibi, yavaş yemeyi de sağlar. Aç kalmak ve öğün atlamak, bir sonraki öğünde hem hızlı hem de fazla yemek yenilmesine neden olmaktadır. Nasıl ki bir çiçeği sulamak için ille de kurumasını beklemiyorsak, yemek yemek için de acıkmayı beklememeliyiz. Öğlenleri ne yersek yiyelim, akşam olunca tekrar acıkıyoruz. O halde ikindi vakti bir hatta  yaz döneminde iki tane ara öğün almalıyız. Böylelikle kan şekerimizde oluşabilecek dalgalanmaları da bir nebze olsun engellemiş oluruz. Tabi doğru besinler, akıllı karbonhidratlar seçersek.

Kişi, uzun süren açlık sonrası kan şekeri düşünce tatlı krizine giriyor. Bu durumu da genelde bisküvi, meşrubat, çikolata, kek, tatlı gibi alternatiflerle geçiştirmeye çalışıyor ve sonuç yine başarısızlık. Halbuki bir diyetisyen kontrolünde zayıflama süreci başlatılsa, diyetlerde en sık yaşanan enerji kaybı gibi bir durum ortadan kalkar ve bu tarz yanlış tutumlar ortaya çıkmaz. Hatalı uygulanan diyetler sonrası, faydalı besin öğelerinin sınırlı tüketimi, diyette olan bireyin metabolizmasını olumsuz yönde etkiler ve halsizlik, yorgunluğa sebep olur. Hızlı kilo beraberindeki su kaybı ile kişi daha da güçsüz bir hale gelir ve vücut direnci düşerken zayıflamaya karşı bir direnç oluşur.

Zayıflama diyetlerinde ilk haftalarda yağdan ziyade su kayıpları olmaktadır. Bu durumda vücudun yaşadığı sıvı kaybına ve bunun yaratacağı hasara dikkat çekmek adına meyve sularından bahsetmek, hem kaybedilen besin öğelerini yerine koymak hem de tokluk hissi ve enerji vermek açısından faydalı olacaktır. Meyve suları vücuda kaybettiği sıvıyı geri kazandırdığı gibi, hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini ve vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesine katkı sağlamaktadır. Vücuttaki metabolizma artıklarının atılabilmesi için yeterli miktarda sıvı alınması gerekir. Diyet tedavisinde yemek öncesi ve yemekle beraber alınan sıvılar mide dolgunluğunu ve dolayısıyla tokluk hissini de artırırlar. Meyve suları vücudun sıvı gereksinimini karşılanmasına yardımcı olmasının yanında A ve C vitamini içeriği ile antioksidan alımını da artırırlar.

Aynı zamanda meyve veya meyve sularında bulunan asitler sindirimi kolaylaştırmaktadır. İçerdikleri C vitamini, birlikte tüketildiği besinlerin içerisindeki demir mineralinin emilim oranını artırarak kansızlık olarak bilinen anemiye karşı etkili olmaktadır. Bu nedenle ara öğünlerde tüketilebileceği gibi sanılanın aksine yemeklerle birlikte de tüketilebilirler. Sonuç olarak, meyve suları yeterli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak her yaş grubunun beslenmesinde sağlığı olumlu yönde etkileyecek bir alternatif olarak görülmelidir.

Yorumlar
Henüz hiçbir yorum yapılmadı.
Doktorlarımıza sorularınızı iletin...
DoktorumOnline.NET ile alanında uzman doktorlarımıza yaşadığınız sağlık problemi ile ilgili soru sorabilir, isterseniz de doktorlarımız ile muayene için iletişim kurabilirsiniz. DoktorumOnline.NET size sizin en uygun doktora, en hızlı şekilde ulaşmanızı sağlar.
iv>