Web sitemizde kullanıcı deneyimini artıran Çerezler (Cookie) kullanılmaktadır. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmektesiniz.
X

Ailevi Kanserin Erken Tanısı

Ailevi Kanserin Erken Tanısı
09.08.2011
7338 Görüntülenme
0 Yorum

Kanser: Grek dilinde "karkinos=yengeç” anlamına gelen bir kelime olup kötü seyirli tümörlerin (anormal doku kitlesi) genel adıdır.

Normal doku ile uyum göstermeksizin, uyarıcı etken ortadan kalktıktan sonra bile hücre büyüme ve değişiminin devam etmesi sözkonusudur.

Dünyada kalp-damar hastalıklarından sonraki ikinci ölüm nedenidir. Tüm ölümlerin %23'ünü oluşturmaktadır. Örneğin: ABD’de yılda bir (1) milyon yeni kanser vakası görülmekte olup kanserden ölümlerin sayısı yılda 538.000 olarak saptanmıştır.

Her yaşta ve sosyo-ekonomik düzeyde görülebilmektedir. Zaman içinde erkeklerde kanserden ölüm oranı önemli derecede artmıştır.

Bu artış, akciğer kanserinde belirgindir. Kadınlarda serviks ve uterus (rahim) kanserlerinde erken tanıya bağlı düşüş gözlenirken, sigara içiminin artması ile akciğer kanserindeki artış dikkati çekecek ölçüdedir.

Bazı gıdalardaki bilinen kanser etkenlerinin azalması ile mide ve karaciğer kanserlerinden ölüm oranlarında düşüş saptanmıştır.

Coğrafi ve çevresel etkenlerle de ülkeden ülkeye değişiklik görülmektedir. Örneğin: Japonya’da mide kanseri (kadın ve erkeklerde) ABD’den 7-8 kat fazla iken, akciğer kanserinden ölüm oranı ABD’de Japonya’dan iki kat fazladır. Yeni Zelanda’da ise deri kanserlerinden ölüm 6 kat daha fazla bulunmuştur. Çevresel etki (güneşe fazla maruz kalma gibi nedenler) sözkonusudur. Yaşla birlikte kanserin görülme oranı da artmaktadır. Örneğin: Çoğu kanserler 55 yaş civarında görülür. 55-74 yaş grubunda kanserden ölüm oranı belirgin artış gösterir. 15 yaş altı çocuklarda kanserden ölüm oranı %10 civarındadır.

Kanser Nedeni Oluşturan Dört (4) Önemli Faktör Vardır:

  • Kimyasal Maddeler: Örneğin, asbest (akciğer kanseri), aflatoksin (karaciğer kanseri), nitrosamin (mide kanseri)
  • Radyasyon: Ultraviyole ve radyan enerji şeklinde, örneğin, deri kanseri, kan kanseri.
  • Tümör yapıcı virüsler: Örneğin, HPV (papilloma = siğil yapıcı virüs) rahim ağı= cerviks kanseri, HBV (B tipi sarılık=hepatit virüsü) karaciğer kanseri, HTLV (AIDS etkeni virüs) lenf bezi ve kan kanseri, EBV adlı virüs ise üst solunum yolu ve lenf bezi kanserlerine neden olmaktadır.
  • Herediter (kalıtımsal-genetik geçiş ve değişimle ilgili): İnsan kanserlerinin %10’undan fazlasında söz konusudur.Genel nüfusta 1/10.000 sıklıkta görülür. Ancak, ailevi kalın barsak ve meme kanseri görülme oranı 50/10.000 sıklıktadır.

Ailevi kanserlerin tutulum gösteren üyeleri normal genin tek kopyası ile doğar. Diğer değişime uğramış (aktif olmayan) kopyayı anne-babanın birinden alır.

Her taşıyıcıda %90’ın üstünde kanser riski vardır. Kalın barsak kanserlerinin %10-15’ i, meme kanserlerinin %5-10’u (1/10 kadında), erken yaştaki kadınlarda ise %25 ailesel form göstermektedir. Tiroid (guatr), kalın barsak ve kan kanselerinde en yüksek oranda ailesel riskler görülmektedir. Genel nüfusun yaklaşık %1’inde (50 milyon/Dünya, 5 milyon/ Avrupa, 500.000/Türkiye) kanser gelişimine aday genetik değişim gösteren bireyler vardır.

Moleküler biyolojideki genetik tekniklerin son yıllarda gelişmesi ile 15’den fazla "kanser hazırlayıcı gen” bulunmuştur. Bu yüzden klinik kanser bulguları gelişmeden, herhangi yaşta “kanser adayı birey” lerin saptanması koruyucu tıp için yeni ufuklar açmıştır.

Kuşkusuz bu olgular, psikolojik-sosyal ve etik bir tartışmayı da başlatmıştır.

Yorumlar
Henüz hiçbir yorum yapılmadı.
Doktorlarımıza sorularınızı iletin...
DoktorumOnline.NET ile alanında uzman doktorlarımıza yaşadığınız sağlık problemi ile ilgili soru sorabilir, isterseniz de doktorlarımız ile muayene için iletişim kurabilirsiniz. DoktorumOnline.NET size sizin en uygun doktora, en hızlı şekilde ulaşmanızı sağlar.
iv>